22 Ekim 2009 Perşembe

''o''nun yüzünden!


kendimi ne kadar çabuk kaptırıveriyorum her şeye.

karşımdaki kişiden küçücük bi adım -aslında adım bile değil hani küçük çocuklar yürümeyi yeni öğrendiklerinde minik minik ararlar ya adımlarını işte öyle bir şey- gördüğüm zaman ben 10 adım atıyorum.

adım atmıyorum. ''koşuyorum''

ne kadar doğru bu yaptığım bilmiyorum.

çelişkiler içindeyim.

şeçim yapamıyorum.

bir an çok mutlu oluyorum-gerçekten mutlu-

sonra.. öyle bi an geliyor ki avazım çıktığı kadar bağırıp ağlamak istiyorum.

dedim ya.. tam bi çelişki. tam bi tezat.

nefret ediyorum böyle olmaktan. ne doyasıya mutlu olabiliyosun ne de dilediğin gibi ağlayabiliyosun.

çok ''zımbırbok''.

lanet olsun.

Hiç yorum yok: